CWEEL Türkiye’nin İlk Söyleşisi Yapıldı

Söyleşi Videosu

CWEEL Türkiye tarafından düzenlenen “İklim Değişikliği ile Beliren Yeni İhtiyaçlar Doğrultusunda Tasarım ve Sağlık” konulu söyleşi 5 Kasım 2020 tarihinde gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Gülcan Ergün’ün yürüttüğü söyleşiye Filiz Pehlivan konuşmacı olarak katıldı.

Etkinlik açılışında konuşan TTMD Yönetim Kurulu Üyesi Merve Sabay, ilk olarak Enerji Mühendisleri Derneği (AEE) çatısı altında çalışmalarını sürdüren Enerji ve Çevre Liderliğinde Kadın Konseyi CWEEL hakkında bilgilendirme yaparak CWEEL Türkiye’nin, TTMD bünyesinde kurulduğunu ve çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.  Söyleşi moderatörü Gülcan Ergün ise, sürdürülebilir kalkınma alanında uzun süredir çalışmalar yürüttüğünü ve aşırı kentleşme sonucunda iklim değişikliğinde yaşanan olumsuzluklara dikkat çekti. Ergün, özellikle kentte yaşayan insanların günlerinin %90’ını kapalı alanlarda geçirdiğini belirterek iç hava kalitesinin sağlığımız üzerinden büyük rol oynadığını söyledi.

Konuşmacı Filiz Pehlivan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan 3. ve 13. amaca dikkat çekerek, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam amacı ve iklim eylemi başlıklarına değindi. İklim değişikliğinin sağlık üzerinde özellikle sosyal ve çevresel olarak pek çok olumsuz konuyu etkilediğini söyleyen Pehlivan: “Aşırı sıcaklık özellikle yaşlı insanlar arasında kardiyovasküler ve solunum yolu hastalığı kaynaklı ölümleri artırıyor. Yüksek sıcaklık aynı zamanda ozon ve diğer kirletici maddelerin seviyelerini yükselterek kardiyovasküler hastalıkları şiddetlendiriyor. Tüm popülasyonlar risk altında ama özellikle gelişmekte olan küçük ada eyaletleri, kıyı bölgeler, mega şehirler, çocuklar daha olumsuz sonuçlara maruz kalmaktadır. Enerji kullanımındaki verimsizlik, fosil yakıt kullanımı, CO2 ve su buharı salımlarının kontrol edilememesi sonucu ortaya çıkan sera etkisi ile iklimsel ısınmayla karşı karşıyayız.  Bunun sonucunda, kapalı alanlardaki klima yükleri artmakta, hava sıcaklığına bağlı olarak soğutmalı cihazların verimleri düşmekte ve elektrik talepleri artmaktadır. Kullanımı artan soğutucu akışkan kaçakları ozan katmanının giderek incelmesine neden olmakta ve insan bağışıklığına zararlı UV ışınları yeryüzüne giderek daha yoğun biçimde ulaşmaktadır. 

Zamanımızın %90’ından fazlası iç mekanda ve ulaşım sürecinde geçmektedir. İklimsel ısınmayla oluşan uzun ve şiddetli sıcak dalgalarından ötürü klimalı ortamlar daha çok tercih etmekteyiz, soğutma yükleri artmakta, soğutma mevsimleri uzamakta. Kapalı alanları soğutmak için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyuyor ve bu kısır bir döngüye yol açıyor” dedi.

Dünyanın, son yirmi yıl içinde korona virüs ailesine ait salgın tecrübesine değinen Pehlivan, Sars-Cov-2 hakkında bilgi vererek havaya nakledilen parçacıkların boyutlarını karşılaştırdı ve iç havadaki damlacıkların yayılımına dikkat çekti. Virüsü bulaşmasına ilişkin asansör, çağrı merkezi, et entegre tesisi gibi kapalı mekanlardan örneklere veren konuşmacı, daha sonra iç ortam kalitesini belirleyen değişkenleri sıraladı: “İç hava kalitesinde ana problemler yetersiz havalandırma, küf ve nem, malzeme emisyonlarıdır. Sistemler özellikle şu zamanlarda %100 taze hava ile çalışmalıdır. Kişi başı taze hava miktarı değerleri yeniden gözden geçirilmelidir. Uygun fitre kullanımına, ozon yayan cihaz ve ürünlerin kullanımına dikkat edilmelidir. Nem kontrolü ve düşük karbondioksit seviyesini sağlamak gerekmektedir.”

Sektörel sorumluluklarımızın da olduğuna dikkat çeken Pehlivan; “Mimarların toksik olmayan malzeme kullanması, doğal havalandırma konusunda daha fazla efor harcaması, kaliteli dış ortama erişim olanaklı projeler yapması ve enerji verimli mimari bakış açısına sahip olması gereklidir.  Mekanik sistemlere bakıldığında CFD analizleri ile performans analizine dayanan tasarımlar olmalıdır. Bireysel hava sahası yaratan havalandırma tasarımı, doğal havalandırma tekniklerini kullanımı, enerji performansı yüksek yeni teknolojiler konusunda ARGE çalışmaları, klima santralı ısı geri kazanım sistemlerindeki verimin artırılıp, sızdırmazlığın sağlanması önemlidir” dedi.

Sunumun son bölümde Filiz Pehlivan covid19 ve benzeri salgınlarla baş edebilmek için insan sağlığının kaynağı olan doğanın korunması gerektiğine dikkat çekti.  Katılımcılardan gelen soruların yanıtladığı bölümün ardından söyleşi tamamlandı.

 

 

CWEEL Türkiye’nin İlk Söyleşisi Yapıldı CWEEL Türkiye’nin İlk Söyleşisi Yapıldı CWEEL Türkiye’nin İlk Söyleşisi Yapıldı CWEEL Türkiye’nin İlk Söyleşisi Yapıldı
Paylaş:


   
            <   
İletişim
Adres: Bestekar Cad. Çimen Apt. No:15/2 Kavaklıdere/Ankara
Tel: +90 312 419 45 71
Fax: +90 312 419 58 51
EMail: ttmd@ttmd.org.tr